K: Kadın O: Oğlan
O: Benimle evlenir misin?
K: Benimle neden evlenmek istiyorsun ki?
O: Neden istemeyeyim?
K: Hayır. Gerçek nedeni merak ediyorum.
O: Bilmem. Çok düşünmedim. İstiyorum işte. Galiba artık hayatımda bir düzen olsun istiyorum. Sabahları kahvaltımı yapıp çıkayım, işe gideyim istiyorum.
K: İyi de sen işsizsin.
O: Evet işte önce bir işim olsun istiyorum zaten. Bulacağım da. Babamın bir arkadaşı var Nusret. Bana bir çağrı merkezinde iş bulacak. Sesim iyiymiş.
K: Haha… İlginçmiş. Sesi iyi olanı genelde pavyona şarkıcı yaparlar. Yeni istihdam alanları doğmuş ne güzel. Başka?
O: Bir de buzdolabının kapağını ayağımla kapatmak istiyorum.
K: Evet ama onu şimdi de yapabilirsin. Bunun için evlenmene gerek yok ki.
O: Doğru ama kimse kızmayınca onun da tadı olmuyor. Birisi “yapma” diyecek ki güzel olsun… Sonra çoraplarımı çıkarıp kanepenin yanına atmak istiyorum. İstekle değil ama inatla, savaşır gibi yapmak istiyorum bunları. Sen her defasında “Yapma!” de istiyorum. Ben de her defasında yapayım istiyorum. Kumandanın arkasındaki pil yeri kırılsın, yara bandıyla yapıştırayım istiyorum.
K: Manyaksın sen. Ama doğallığını sevdim. Peki başka niye?
O: Bir de akşam gelince kapıyı anahtarla açmayayım istiyorum. Kapı açıldığında içeriden güzel kokular gelsin. Kendin yemek yapmak aynı tadı vermiyor. Yemek yaparken ortaya ne çıkacağını biliyorsun. Kokuya da yavaş yavaş alışıyor burnun. Ama öteki türlü burnunun kokuyla ilk karşılaştığı kapının açılma anında aklıma hücum eden kargaşayı ve karar anındaki mutluluğu, şaşkınlığı seviyorum. Sonra gülümseyen bir yüz beni karşılasın istiyorum. Masaya tabakları koyan değil, masaya tabakları koymaya yardım eden olmak istiyorum.
K: Valla ben yemek yapmayı pek bilmem. Başka var mı?
O: Bir de düzenli bir sex hayatım olsun istiyorum.
K: Çüş!




